ZEKİ VELİDİ TOGAN

Paylaş

Türklük, İlim ve İrfan Yolunda Bir Ömür: Zeki Velîdî Togan (1890-1970)

Zeki Velidi Togan ismini, ilk defa Merhum Alpaslan Türkeş’in: “1944 Milliyetçilik Olayı”, Nihal Atsız’ın: “Atsız” dergileri ve Reha Oğuz Türkkan’ın: “Tabutluktan Gurbete” kitap ve dergileriyle duyduk.

Zeki Velidi Togan ile birlikte Hüseyin Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Reha Oğuz Türkkan, Cihat Savaş Fer, Nurullah Barıman, Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sançar, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcalgibi isimleri de “1944 Irkçılık-Turancılık” dava yargılamalarından okuduk öğrendik.

Yani demem o ki; Zeki Velidi Togan ismi bir daha ilgi alanımızın içine girmedi.

Ta ki değerli ilim adamı Prof. Dr. Kürşat Zorlu’nun, sosyal medyadan Zeki Velidi Togan’ın 52. Ölüm yıldönümünde anması tecessüsümü celbetti ve beni internette arayışa yönlendirdi.

Sonra kendi kendime: “Nasıl oldu da böyle değerli bir insanı vaktiyle tanımamışım” diye suçluluk hissine kapıldım.

Bu suçluluk psikolojisi içinde böyle kıymetli ilim, irfan ve mücadeleci Türk Büyüğünü yazmayı kendime görev edindim. Aslında her Türk’ün özellikle gelecek kuşakların böyle değerli insanları tanımaları, onların fikirlerinden feyz almaları gerekir ve buna mecburdur.

Merhum Zeki Velidi Togan hakkında İnternetten kısıtlı imkânlar ölçüsünde derlediğim bu bilgiler, umuyorum ki okuyucuya yüzeysel de olsa genel bilgi vermiş olsun.

“Zeki Velidi Togan (Başkurtça: Әхмәтзәки Әхмәтшаһ улы Вәлиди Äxmätzäki Äxmätşah ulı Wälidi; 10 Aralık 1890 – 26 Temmuz 1970), Başkurt, Türk tarihçi, Türkolog, Başkurt devrimi ve bağımsızlık hareketi önderi. Asıl adı Ahmet Zeki’dir. Rusya’da iken Validov soyadını kullanmış, Türkiye’ye geldikten sonra Togan soyadını almıştır. “Togan” sözcüğü “doğan” sözcüğünün Başkurtça şeklidir.

10 Aralık 1890 tarihinde Başkurdistan’ın İşembay iline bağlı Küzen[2] (Başkurtça: Көҙән) Köyü’nde doğdu. Daha ilk medrese tahsilini yaparken bir yandan da özel Rusça dersleri alıyordu. Öğretmen olan annesinden Farsça öğrenmeyi de ihmal etmedi. 1902 yılında orta tahsil için Ütek’e bulunan dayısı Habib Neccar’ın medresesine gitti. Buradaki öğrenimi sırasında Arapça dersleri alarak dil bilgisini geliştirdi.

1908’de köyünden kaçarak Kazan’a gelip burada özel dersler aldı. Bu arada Katanov ve Aşmarin gibi bilginlerle tanıştı. 1909 yılında mezun olduğu Kasımiye Medresesi’ne “Türk tarihi ve Arap edebiyatı tarihi muallimi” oldu. 4 yıl süren bu öğretmenliği sırasında 1911 sonlarında yayınladığı Türk ve Tatar Tarihi adlı kitabı sayesinde meşhur olmaya başladı. Bu eserin iyi yankıları sayesinde Kazan Üniversitesi Arkeoloji ve Tarih Cemiyeti’ne üye seçildi.

“ Zeki Velîdî’nin Kazan’da tanıştığı önemli isimlerden birisi de Prof. N. F. Katanov’du. Katanov’un ellinci yaş günü için verilen ziyafette, kendisinden naklettiği bir hatırayı şöyle anlatır: “Yemek ve içki çoktu. Bilhassa Profesör’ün kendisi çok içmişti. Geç vakit misafirler dağılırken bana “sen biraz kal” dedi. Herkes gidince kütüphane odasında benimle tek başına kalıp çok konuştu ve şöyle dedi: “… Doğu Türk ve Moğollardan oryantalizm yoluna şimdiye kadar üç kişi; Dorji Banzarov, Çokan Velihanov ve ben (Katanov) intisab etmiştik. Biz hepimiz Rus kültürüne bütün varlığımızla kendimizi verdik. Ben şamanilikten ayrılıp Hıristiyan oldum. Dorji ve Çokan 35 yaşlarına gelmeden votkadan öldüler. Çünkü Rus arkadaşlarım onlara ve bana bundan başka bir şey öğretmediler. İmdi sen dördüncü oluyorsun. Bu muhitten kendini koru. Benim muhitim İslamiyet gibi kuvvetli bir kültüre mensup değildi. Bizim varlığımız kalmadı. Sen kuvvetli bir kültür muhitine mensup olduğunun ehemmiyetini müdrik olmalısın”. Katanov bunları söylerken durmadan votkasını içiyor ve ağlıyordu”-2

Akademik çalışmaları

1913 yılında Fergana’ya, 1914 yılında Buhara’ya araştırmalar yapmak için gönderildi. Fergana’da Yusuf Has Hacip’in 11. yüzyıla ait Kutatgu Bilig adlı eserinin bir el yazması nüshasını buldu. Bu seyahat neticelerine ait hazırlamış olduğu raporlar başta Petersburg Arkeoloji Cemiyeti olmak üzere Kazan ve Taşkent Arkeoloji cemiyetleri mecmualarında yayınlandı. Bu arada Prof. Katanov’un şimdi İstanbul Üniversitesi Türkiyat Enstitüsünün esas nüvesini teşkil edecek kitaplarının Türkiye’ye gönderilmesine vesile oldu.

Siyasi yaşamı

Daha sonra Rus Millet Meclisi Duma’da Ufa Müslümanlarının temsilcisi olarak bulunmak üzere Petersburg’a gitti. Bilimsel çalışmalarına siyasi çalışmalarını da eklemiş oluyordu. Bu sırada Bolşevik İhtilâli patlak verince o da Türklerin durumunun düzelmesi için mücadeleye girişti.

Bolşevik İhtilâli’nden 22 gün sonra 29 Kasım 1917 tarihinde Başkurdistan ilinin özerkliği ilan edildi. Orenburg’u 18 Şubat 1918 tarihinde işgal eden Bolşevikler onu tutukladılarsa da 7 Haziran 1918 tarihinde hapisten kaçtı. Başkurt hükûmeti kurulduğunda Togan, harbiye nazırı oldu. Bundan sonra Lenin, Stalin ve Troçki ile defalarca görüştü fakat olumlu sonuç alamayınca Türkistan’a çekilip orada mücadeleye devam etme kararını verdi.

Basmacı hareketi

Türkistan Millî Özerk Hükûmetinin bastırılmasından sonraki Basmacı Hareketi’nin içinde bulundu.[3] 1920-23 yıllarında Türkistan’da amansız bir mücadeleye giriştiyse de başarılı olamadı. Türkistan’daki mücadele Rusların büyük askeri hamleleriyle sona ermek üzereyken 21 Şubat 1923’te İran’a geçti. Meşhed’deki kitaplıkta o zamana kadar metni bilinmeyen İbn Fadlân’ın eserini buldu. Türkistan Millî Birliği’nin kurucusu ve ilk başkanıdır.

Türkiye’ye Geliş

Paris, Londra ve Berlin’deki birçok Orta Asya tarihçisi onunla çalışmak istemesine rağmen, devrin Türkiye Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi, Fuad Köprülü, Rıza Nur, Yusuf Akçura’nın istekleri sayesinde Türkiye’den davet aldı. 20 Mayıs 1925 Türkiye’ye geldi ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu.

20 Mayıs 1925 tarihinde geldiği Türkiye’de, Maarif Vekâleti Telif ve Tercüme Encümenine tayin edilmiştir. O zamanki Ankara’nın kitap açısından yetersiz olması yüzünden kendi isteği ile İstanbul Darülfünunu Türk Tarihi Müderris Muavinliği’ne tayin edildi. Bundan sonra İstanbul ve Anadolu kütüphanelerinde hummalı çalışmalarına başladı fakat 1932 yılında I. Türk Tarih Kongresi’nde tıp doktoru Reşit Galip’in sunduğu Orta Asya’da iç deniz olduğu ve bunun sonradan kuruduğu konusu hakkındaki tebliğini eleştirince, Togan aleyhine bir kamuoyu oluştu. Kendisine takınılan bu kötü tutum üzerine ülkeyi terk etme kararını verdi.

Avrupa yılları

8 Temmuz 1932 tarihindebulunduğu görevden istifa ederek Viyana’ya gitti. Togan çalışmalarına Viyana’da devam etti. 1935 senesinde doktora çalışmalarını tamamlayarak Bonn Üniversitesinde ders vermeye başladı. 1938 de Göttingen Üniversitesinde ders verdi.

Türkiye’ye dönüş

1939 yılında Millî eğitim bakanının daveti üzerine tekrar Türkiye’ye geldi, İstanbul Üniversitesi’nde Umumî Türk Tarihi Kürsüsünü kurdu.

II. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru 1944 yılında, Türkiye’de Sovyetler aleyhine faaliyet ve Turancılık suçundan tutuklanıp mahkeme edildi. Bu Irkçılık-Turancılık Davası sonucunda 10 yıl hapse mahkûm edildiyse de askerî mahkeme kararı bozdu ve Togan beraat etti.

1948 yılında yeniden döndüğü üniversitedeki görevine ölümüne kadar devam etti. 1951 yılında İstanbul’da toplanan XXI. Müsteşrikler Kongresi’ne başkanlık etti. Bu onun bilimsel alandaki şöhretini çok daha artırdı. 1953 yılında İstanbul Üniversitesi’nde İslam Tetkikleri Enstitüsü’nü organize etti. 1967 yılında kendisine Manchester Üniversitesi tarafından bir onur doktorası verildi.

Zeki Velidi Togan 26 Temmuz 1970’te İstanbul’da vefat etti.

Oğlu Subidey Togan, Bilkent Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanlığı yapmış iktisat profesörü, kızı İsenbike Togan Boğaziçi Üniversitesi’nde tarih profesörü, torunu Emre Togan Harvard Üniversitesi’nde akademisyendir.[kaynak belirtilmeli]” 1

Eserleri:

        -Türk ve Tatar Tarihi, Kazan, 1912.

        -Kısaca Türk ve Tatar Tarihi, Kazan, 1915.

        -Türk Tarihi- İslamiyet’ten Evvelki Devirlere Ait Dersler, İstanbul, 1928.

        -Türk Tarihinin Umumi Hatlarına Dair İlk Methal Dersi, İstanbul, 1928.

        -Türk İllerinin Tarihi Coğrafyasına Ait Derslere Methal, İstanbul, 1928.

        -Bugünkü Türkistan ve Yakın Mazisi, Kahire, 1928-40.

        -Die gegenwärtige Lage der Mohammedaner Russlands, Budapest, 1930.

        -Onyedi Kumaltı Şehri ve Sadri Maksudi Bey, İstanbul, 1934.

        -Ibn Fadlans Reisebericht, Leipzig, 1939.

        -Umumi Türk Tarihine Methal, İstanbul, 1940.

        -Biruni’s picture of the World, Yeni Delh, 1940.

        -1929-1940 Seneleri Arasında Türkistan’ın Vaziyeti, 1940.

        -Moğollar Cengiz ve Türklük, İstanbul, 1941.

        -Tarihte Usul, İstanbul, 1941 ve ayrıca 1950 ve ayrıca 1969.

        -10-15. Asır Asya Tarihi Haritası, İstanbul 1941-42.

        -Bugünkü Türkili (Türkistan) ve Yakın Tarihi, İstanbul, 1942 ve ayrıca 1947.

        -Umumi Türk Tarihine Giriş, İstanbul, 1946 ve ayrıca 1970.

        -Horezmce Tercümeli Muqaddemat al-adab, İstanbul, 1951.

        -Türk-Türkistan, İstanbul, 1960.

        -X-XII. Asırlarda İç Asya Kabileleri, (Ders Notları) İstanbul,1962-63.

        -Temür ve Oğulları, (Ders Notları), İstanbul, 1964.

        -XVI. Asırdan Günümüze Kadar Müstemleke Devrinde Asya Tarihi (Ders Notları), İstanbul, 1965.

        -Karahanlılar, (Ders Notları) İstanbul, 1966.

        -Tuyuhunlar ve Başkurtlar, (Ders Notları), İstanbul, 1968.

        -Hatıralar, İstanbul,1969.

        -Asya Tarihi, (Ders Notları), İstanbul, 1968.

        -Cengiz Han, (Ders Notları), İstanbul, 1969.

        -Türklüğün Mukadderatı Üzerine, İstanbul,1970.

        -Kur’an ve Türkler, İstanbul,1971.

        -Oğuz Destanı, İstanbul, 1972.

Ruhu şad Mekânı cennet olsun

Kaynak:

1-Vikipedi

2- Türk Yurdu Dergisi

Paylaş

2 Yorumlar

  1. İdris Hocam ,Bu güzel yazınız için teşekkür ederiz.. Yazılarınızın devamını bekleriz.. Elinize, Yüreğinize , Kaleminize sağlık. #halkkursusu

  2. İdris Türkten üstadım,
    hatta,
    Başkurdistan CB olmuştur.
    Ve hatta Ankara Üniversitesine dönüşecek olan Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesinin kurucusudur.
    Verdiğiniz bilgiler için,
    çok teşekkürler,
    kaleminize sağlık…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.