Doğum Günü mü, Yıllık Muhasebe Günü mü?

Düzce, Paşakonağı Köyü 20.11.1969 doğumluyum.

Çevremdeki pek çok tanıdığım, tanımadığım insan kendisinin doğum gününü bir sevinme, kutlama vesilesi olarak görmekte. Çevresinden de, bu kendisine göre önemli gününde güzel sözler, kutlamalar, çeşitli taltifler beklemekte.      Bir insanın, kendi ömrü içindeki ömrünün başlangıç gününü anmak istemesi, hatırlanmasını beklemesi gayet insani. Pop kültür gereği toplumun büyük kesimi de, bu anlayışta.

Bunda hiçbir kötü yan yok.

Fakat bazı kişiler de vardır ki;

Yaşamının bir yerinde, noktasında, kesitinde, anında bu tarz istek, beklenti, taleplerin, durumların ötesine geçebiliyor.

Bunun ilk ışığının parlaması, ilk hareketin başlaması, “ilk tık” o insanın yaşamının her hangi bir evresinde olabiliyor. Bu okunan bir kitap ile seyredilen bir film ile bir atasözünün-deyişin duyulması ile çevreden-aileden büyüğün bir sözü ile vs. olabiliyor.

Benim ise, ortaokulda okurken tarih dersi hocamız (rahmet olsun) çok saygı duyduğum Nejat SAV öğretmenim sayesinde oldu uyanışımın başlangıcı.

1982’nin demir balyoz ihtilal diktasında dahi bize tarih derslerini uygulamalı ve her yöne açık bakış ile vermesinden ve tabii ki kendisinin de Türkçü’lüğün deniz fenerlerinden Zeki Velid-i TOGAN’ın öğrencisi olmasının da büyük etkisi var.

Yani özetle, gerçek hayatta Zeki Velid-i TOGAN’ın talebesinin talebesiyim.

O dönemler ekonomik olarak ihtiyacımız olmasa bile ortaokul başlangıcından yüksel okuldan mezuniyete kadar çalışarak okurken, dört dalda lisanslı spor hayatı, iki spor dalında okul takımında olmak, iki ayrı tiyatro grubunda da, amatör tiyatroculuk yaşamı sürdürmekte bu uyanışın devamını getirdi.

Ortaokul döneminden başlayıp lise döneminde de devam eden sülalemizdeki siyasilerin ve siyasal yaşamında uyanışıma büyük katkıları oldu. Merhum eski Milli Eğitim Bakanı Avni Akyol babamın halasının oğlu iken ayrıca bir milletvekili daha çıkarmış bir sülaleyiz Düzce’de. Dolayısı ile Ankara’da devlet ricalinin nasıl çalıştığı ile ilgili bir fikrim oluştu. Tabii bunların kaynağı 1881 yılında Düzce’nin ilk belediye başkanı Köylü Mehmet Ağa’nın dört nesil önceki dedem olması da etken. Bu arada belirteyim, ne kendim ne ailem asla ve kat’a devlet ile iş yapmadık.

Her ne kadar çocukluğum Avrupa’da özellikle Almanya’da geçmiş olsa da.

Çocukluk yaşamı ile değerlendiremediğim pek çok şeyi, daha sonraları yaptığım özellikle Almanya merkezli uzun Avrupa seyahatlerindeki gözlemlerim ve değerlendirmelerim, onların kültürünü onların dili ile ve onların arasında uzun süre yaşama tecrübesinin getirileri ile daha sonra etüt edebilme yargı düzeyine varabilmek, bana çok şey kazandırdı.

Ve böylece oluşmaya başlayan fikri yapımızı, fikirde bırakmayıp kimseye eyyamcılık yapmadan, kendinden öte, ismi daha bilinmeden kişilere, toplumun ayırımsız hepsi için kullanmak fiiliyata geçirmek düzeyine erişmeye çalıştık.

Bunun için 2004’te merhum Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk hocamız ile Halkın Yükselişi Partisi’nin kurucuları arasında yer alırken, 2005’te İstanbul Anadolu Yakası Milletvekili Adayı olarak seçimlere girdik. Halkımız bize teveccüh göstermedi. (Zan ettik)

Yetmedi!

2016 Yılından itibaren, Evet/Hayır Referandumu başlangıcı ile yollara düştük,  Türkiye çapında” Hayır” çıkması için çalıştık. Halkımız bize teveccüh göstermedi. (Zan ettik)

Yine Yetmedi!

Öncesi parti kurmak düşüncesi olmasa dahi sonu iyiparti’nin kuruluşuna evrilen tüm Türkiye saha çalışmalarında yer alarak halkın yangınını halkın gücüne çevirme çalışmaları yaptık. Sonuçta iyiparti’nin kurucuları arasında yer alarak partiyi kurduk. (Zan ettik)

Fakat partinin daha ilk aylarında genel merkezine küresellerin toplandığını görmemizle gerekli uyarılarımızın genel başkan tarafından dikkate alınmaması ile iyiparti’nin küresellerin hâkimiyetinde olduğunu anlamamız dört ayımızın sonunda, kurucusu olduğumuz iyiparti ’den ayrılmamızı gerektirdi.

Çünkü biz Türk idik, Türkçü idik, Atatürk’çü idik. Öyle lafta değil rozetçi, törenci Atatürk’çü değildik.

Yetmez!

Partilerin verici değil alıcı olduğunu, Türkiye’de parti siyasetinin her şey uğruna, herkes ile anlaşmak üzerine kurulu olduğunu insanlarımıza anlatabilmek, mücadelesini vermek üzere…

Tam Bağımsız, Tam Olarak Partiler Üstü, Türk/Türk Milleti, T.C., Atatürk tek üst aidiyetli, 1934’te bizzat Bozkurt Paşa Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş “HALK KÜRSÜSÜ” oluşumları ile yürümeye, Türk Milleti için çalışmaya başladık.

Geldiğimiz süreç itibari ile 2 kitabımız (Halk Kürsüsü Yararına) yayınlandı, 2 kitabımız baskıya hazır, 2 kitabında yazımı devam etmekte.

Halk Kürsüsü bünyesinde topluma faydalı sosyal projeler yaparak, internet sitesinde aktif tarafsız habercilik yaparak, farklı duruşları olan ve farklı fikirlerdeki köşe yazarları ile halkımıza doğruları anlatmaya çalışarak.  (www.halkkursusu.org ‘ta görebilirsiniz)

Geleceğe yönelik geleceğin paradigmaları ile ulusal/uluslararası projeler üreterek, halkımızın bilgisine sunarak.

Toplamda 4 ayrı internet gazetesinde köşe yazarlığı yaparak.

Günlük gelişen ulusal meselelerde, milletimize olayların bakılmayan yönlerinden bilgiler vererek, çözümlü eleştiriler yaparak.

İktidar/muhalefet ayırmadan, büyük, güçlü ayırmadan haklıya haklı, haksıza haksız demeye devam ederek.

Tüm bunları yaparken, bağımsız, partiler üstü, özgün kendi internet medyasını kurup, çalıştırarak. https://youtube.com/@halkkursusuwebtv4224

Youtube kanalında konularının en uzmanları ile gerçekçi programları ile halkımıza doğruları anlatmaya çalışmaya devam ederek.

Faaliyetlerimizi devam ettirmekteyiz. Yazımızı daha uzatmamak adına buraya alamadığımız daha pek çok toplumsal faaliyetler ile halkımıza karşı hissettiğimiz sorumluluklarımız yerine getirmeye çalışırken bunların hiç birinden hiç bir maddi getiri elde etmeden yapıyoruz..

Ve şimdide siz dostlarımıza soruyoruz.

Sosyal medyada, yayınlarımızda, köşe yazılarımızda, programlarımızda söylediklerimiz, yazdıklarımız, yaptıklarımız öyle tribünde oturup çekirdek çitletirken sloganist, altı boş, aforizmalar kıvamında mı imiş,                                                Yoksa altı dolu, halkımızın hakikatten iyiliğine istediğimiz şeyler miymiş ?!

 

Karar sizin dostlar… Lütfen fikrinizi, kararınız aşağıda yorumlarda belirtmenizi bekliyoruz.

Ve bir yeni yaşıma daha girdiğim bu gün hepinize Sevgiler, Saygılar.

 

Sağlıcakla Kal Yüce Türk Milleti’m.

 

Ramazan Sevinç 20.11.2023

Ramazan Sevinç

POPÜLER

BİZİ PAYLAŞIN

REKLAM

GLOW JEWELRY

www.glowjewelrytr.com
REKLAM

ABONE OL

Güncel haberleri kaçırmamak ve en son gelişmelerden haberdar olmak için abone olun.

KATEGORİLER

YORUMLAR

yavuz aktaş
Haziran 26, 2023 at 2:26 pm
VERİN 400 Ü BU İŞ SÜKUNETLE OLSUN BİTSİN DEDİYİ TAM…
youtube reklam ver
Haziran 25, 2023 at 6:28 pm
youtube reklam verme
Omer çelik
Haziran 7, 2023 at 10:21 am
Tebrik ediyorum. Insan bu şu misali kıvrım kıvrım akar ya...…
Ateş Turan
Haziran 7, 2023 at 12:44 am
—süpersin yaa,,, Vallahi mi ,, ben orda yaşamak istiyoruumm… 🙋‍♀️🇹🇷🇹🇷

ETİKETLER